“Herkes
hayatta her zaman direngen olsun!”
(Ön
açıklama: Şimdiki misafirim Meryem Nazlı. Ben, onu 2009 yılından beri
tanıyorum; öyle hatırlıyorum şimdi. O zaman öğretmen idim. İstanbulda, Gazi
Mahallesi Özürlüler Merkezinde İngilizce Dersleri veriyordum. Meryem Nazlı,
öğrencilerimden biri idi. Öğrencilerimin hepsi bedensel engelli idi. Farklı
hastalıklardan sıkıntı çekiyorlardı. Meryem Nazlı, kas hastası idi. Sıkıntılı
bir hayatı var. Ancak kibirli ve azimli insanlardan biri. O zaman
okulda fazlaca okumuşluğu yoktu; ilkokuldan diploması vardı yalnızca. Ancak
öğrenmeye ve okumaya her zaman istekli idi. İngilizce kursuma geldi. Kursta
başarılı oldu ve sertifikasını aldı. Daha sonra canla, başla
çalıştı; ortaokulda okudu, lisede okudu, sınavlarda başarılı oldu.
TRT,“Sakli Bahçe” adlı bir program çekiyordu o zaman, Sirkeci tren
istasyonunda. Program, Meryem Nazlının başarı haberlerini de duyurdu insanlara.
Ben de kısaca Nazlının başarılarından bahsetmiştim; şimdi hatırlıyorum. Meryem
Nazlı, engelli öğrencilerimden biri idi. Ancak şimdilerde yayımlanmış bir
kitabı da var. Günümüzde; Meryem Nazlı, Türkiyenin yazarlarından biri. Ben,
Meryem Nazlı ile bir söyleşi yaptım. Bu metin, o konuşmamıza
ait. Ali İhsan Aksamaz, 3. XII. 2018 )
+
Ali İhsan Aksamaz: Meryem
Hanım; Önce biyografinizden konuşalım. Şimdi İstanbulda yaşıyorsunuz; bunu
biliyorum. Nerelisiniz? Nerede doğdunuz? Hangi ilkokulda okudunuz?
Meryem Nazlı: İstanbul-
Sultangazi ilçesinde yaşıyorum. Sivas- Gündüz köyünde doğdum. Gündüz Köyü
ilkokuldan mezun oldum
Ali İhsan Aksamaz: Meryem
Hanım, ne zaman hastalandınız? Aileniz, hastalığınızı öğrenince neler yaptı?
Doktorlar, hastalığınıza ilişkin size neler söyledi? Yürüme yeteneğinizi ne
zaman kaybettiniz?
Meryem Nazlı: 12
yaşımda hastalığı hissetmeye başladım. 1982’de beni Sivas Üniversite
Hastanesine götürdüler. Ailem, ilk öğrendiğinde fazla şaşırmadı. Çünkü benden
önce ağabeyim de aynı hastalığa yakalanmıştı: Kas hastalığı.
Ancak biz kas hastası olduğumuzu bilmiyorduk. Doktorlar, bize akraba
evliliğinden kaynaklandığını söyledi. Yürüme yeteneğimi 16- 17 yaşımda
kaybettim; baston ile yürüyebiliyordum.
Ali İhsan Aksamaz: Meryem
Hanım, İstanbula ilk ne zaman geldiniz? Ne kadar süredir buradasınız?
İstanbulda hekime gittiniz mi? Hekimler size neler söyledi?
Meryem Nazlı: İstanbul'a ilk 1984
yılında geldim; tedavi için. Kısa dönem kaldıktan sonra tekrar köye döndüm.
Fakat bu sürede yine doktora gidemedim.
Ali İhsan
Aksamaz: Meryem Hanım, doktorlar ne teşhis koydular? Sonra neler yaptınız?
Meryem Nazlı:
1985’te, Ankara'da oturan ağabeyim gelip beni Ankara'ya götürdü.
Beni, Ankara- Hacettepe Hastanesi'ne götürdü. Babam da geldi.
Oradaki doktor, geniş kapsamlı tetkikler yaptı. Bana Sivas
Üniversitenin teşhisini sordu; söylemedim. Amacım her iki teşhisi kıyaslamak
idi. Babam içeri girince sordum. “Akraba evliliğinden olduğunu
söylediler,” dedi. O da, “Akraba evliliğinden. Tedavisi yok,” dedi.
Babama da, “Başka bir doktora götürüp uğraşma, amca, tedavisi yok.
Paranı boşuna harcama,” dedi. Daha sonra ailem beni bir daha hastaneye
veya doktora götürmedi. Hastalığımın tedavisi yoktu. Ancak daha kötüye
gitmemesi için sürekli fizik tedavisi gerekiyordu. Doktor
kontrolünde olmam gerekiyordu.
Ali İhsan Aksamaz: İstanbula
tamamen ne zaman gelip yerleştiniz?
Meryem Nazlı: İstanbul'a
2000 yılında yerleştik
Ali İhsan Aksamaz: O zamanlar
nasıl bir yaşantınız vardı?
Meryem Nazlı: İstanbul'a
yerleşmeden önceki hayatım, köyde çok zordu. Köyde herkes İstanbul'a göç
etmişti. Kardeşlerim de yoktu. Tek başıma kalmıştım, annemle babam ile. Köyde
sosyal hayatım olmayacaktı. Yatalaktım, anne-babam cahildi.
Sonra
İstanbul'a yerleştik. 2007 yılında geldik. Ancak yaşantım
çok kolay olmadı. Çünkü ekonomik sıkıntımız çok fazla idi. İki yatağımız vardı.
Televizyonumuz da yoktu. Bir aile siyah beyaz televizyonunu bir süre bize
verdi. Bir başkası eski koltuklarını verdi. Bir tek ablam
çalışıyordu. Ben bunalıma girdim; hayattan koptum. Çıkış yolu
bulamıyordu, umudum da yok yoktu. “Öleyim,” diyordum.
Ali İhsan Aksamaz: Meryem
Hanım, ne zaman akülü bir arabanız oldu? Bu araba ile nasıl yeni bir hayata
sahip oldunuz?
Meryem Nazlı: 2008
yılında akülü arabaya sahip oldum. Omurilik Felçliler Derneği gönderdi arabayı.
Akülü araba, hayatımı çok değiştirdi. Dışarıya çıkmaya başladım. Garip bir
duyguydu, çünkü bir tek başına dışarı çıkmıştım. Özgürleşmeye başladım .
Okumayı çok istiyordum.
Ali İhsan Aksamaz: Meryem Hanım, biraz
da İngilizce kursumuzdan bahsedelim! Neler hatırlıyorsunuz?
Meryem Nazlı: Gazi
Mahallesi Parkı içinde belediyenin Engelliler Merkezi vardı. Oradaki İngilizce
Kursundan haberim oldu. Akülü arabama binip kursa gittim ve kayıl
yaptırdım. Bana büyük faydası oldu. Yarımınızla kurstaki başarım
beni olumlu yönde etkiledi. İngilizce Kursunuzdaki başarımdan sonra,
Açık Öğretimde okumaya karar verdim. Kursunuzdan sonra, bir
gün akülü arabama oturdum ve yakınımızdaki ortaokul kaydımı
yaptırdım. Sınavlarda başarılı oldum ve ortaokulu
diploması aldım. Kendimi güçlü hissettim. Açık lisede okumak için Şair Abay
Lisesinde kaydımı yaptırdım. 2 buçuk yılda liseyi bitirdim. Özel ve aile
problemleri oldu; saymakla bitmez. Son bir gün kala KPSS sınavına
kayıt oldum. Barajı aştım. 60 aldım. Bu da benim için büyük bir başarıydı.
Ali İhsan Aksamaz: Meryem Hanım,
biliyorum, komşularınızdan bir bey, size hediye olarak bir bilgisayar vermişti;
öyle hatırlıyorum. Bu konudan biraz bahsedin! O bilgisayar ve internet
bağlantısının yaşantınızda size nasıl yardımcı oldu?
Meryem Nazlı: Noterden
ablama vekâlet vermem gerekiyordu. 3 aylık Engelli maaşı alıyordum.
Bunu için ablama vekâlet vermem gerekiyordu. Noter Bey evimize
geldi. Noter Bey , vekâlet formalitelerini yaptı. Sonrada benimle
biraz sohbet ettik; çay içtik.
Sonra Noter
Bey bana hediye etti. Bilgisayar ve internetin, hayatımda çok
pozitifbir işlevi oldu. Çünkü o bilgisayar ve internet ile çok güzel
şeyler yaptım; olumlu yönde kullandım ve bana büyük faydası oldu. Teknoloji
büyük bir destek.
İnternet
üzerinden yayın da yaptım. Türküler söyledim. Müzik, bana dostlar
kazandırdı. İnternet üzerinden bütün bu yaptıklarımla güçlendim; yaşama
sevincimi arttırdı.
Ali İhsan Aksamaz: Biliyorum;
siz bağlama da çalıyorsunuz. Ne zaman ve nereden öğrendiniz?
Meryem Nazlı: Bağlamayı
çalmayı 9 yaşımda köyde Öğrendim. Ancak bağlama kültürü bizim ailede hep vardı.
Dedem çalıyormuş. Babam çalıyordu. Daha sonra babam Günnaz ablama da öğretti.
Rahmetli Ablamın güzel sesi vardı.
Ali İhsan Aksamaz: Meryem
Hanım, günümüzde yayınlanmış bir kitabınız var; yazarsınız. Yazmaya ne zaman
başladınız? Hangi motivasyon ile yazmaya başladınız? Kitabınız ne zaman
yayımlandı?
Meryem Nazlı: Evet, bir kitabın var
artık. Yazma fikri 2015 yılında aklıma geldi. Örnek olmak adına yazmaya
başladım. İmkânım olsa, roman ve tiyatro eseri de yazabilirim.
Ali İhsan Aksamaz: Meryem
Hanım, bu kitabınız yayımlanınca, ne çeşit bir duyguya kapıldınız? Bu
duygularınıza ilişkin neler söyleyebilirsiniz?
Meryem Nazlı: Çok ilginç
bir duyguydu. Yine bir hedefim vardı. Bir amacım vardı. Kitaptan sonra artık
bir sanat dalında yer almak istedim. Bu büyük bir onur ve mutluluk. Ben bağlama
çalarak ve türküler söyleyerek hayata tutundum. Aklımda hep kalıcı bir şey
yapmak isteği vardı. Kitapla başardım. İlgi gördüm 2. kitabı başladım. Bir de
şiir kitabı çıkarmayı düşünüyorum
Ali İhsan Aksamaz: Meryem,
engelliler dernekleri kitabınıza ilgi gösterdi mi? Kitabınızın satışına
yardımcı oluyorlar mı?
Meryem Nazlı: Sakatlar
Derneği Başkanını ziyaret ettim. Kitabımı hediye ettim. Ancak herhangi bir
destek görmedim. Diğer bir dernekten de, kitabımın tanıtımı için
talepte bulundum; oradan da destek görmedim. “Engelliler Günü” dolayısıyla bir
diğer Bedensel Engelliler Sosyal Yardımlaşma Derneği imza günü yaptı.
Ali İhsan Aksamaz: Bazı
televizyon ve gazeteler sizin haberinizi insanlara duyurdu; biliyorum. Hangi
televizyon ve gazeteler kitabınızın haberini duyurdu?
Meryem Nazlı: Televizyonlardan CNN, Cem
TV, Hilal TV, ATV, kitabımı
duyurdu. TV-34 de. Yerel gazete Yaşam gazete, Hürriyet
Gazetesi Vatan Gazetesi haberimi duyurdu.
Basın,
engellilerin sorunlarını duyuruyor. Politikacılar, engellilerin sorununu
çözmüyor. Engelli dernekleri el ele verip sorunun çözümü için çalışmıyor. “3
Aralık Engelliler Günü”nde, engellilere yalnızca güzellemeler yapılıyor
Ali İhsan Aksamaz: Biliyorum,
sizin çok sağlam bir iradeniz var. Allah, sizi her zaman korusun ve yardımcı
olsun. Meryem Hanım; bu söyleşi için size çok teşekkür ederim.
Söyleyecek başka sözleriniz, mesajlarınız varsa, lütfen onları da söyleyin.
Allah, sizi her zaman korusun, mutlu olun!
Meryem Nazlı: Kas
hastalığına ve yaşadığım onca sıkıntıya rağmen ben de şaşkınım.
Gerçekten nasıl direndiğimi düşünüyorum. Bu, Tanrının bir lütfu; öyle
değerlendiriyorum. Bedenimi fazla önemsemiyorum. Önemli olan beyin alarak
sağlıklı olmak. Yine Beden sağlığımı arıyorum. Ellerimi kullanmayı çok
istiyorum. Yemeğimi kendim yemek istiyorum. Bazen ellerimi yüzüme sürmeyi
özlüyorum. Saçıma dokunmak; saçımı taramak istiyorum. Kıyafetimi
kendim giyinmek istiyorum. Bunları yapabilen çok insan var, fakat
yine de mutlu değiller. Hayatta sağlıktan başka önemli bir şey yok. Allah,
kimseyi sağlığından etmesin. Amerika ve İspanya'da benim rahatsızlığım ilgili
önemli çalışmalar var; biliyorum. Fakat büyük bir
ekonomik çöküntü içindeyim. Çaresiz yaşıyorum. Herkese sağlıklı bir
yaşam diliyorum. Dirençli olsunlar. Size de çok teşekkür ediyorum. İngilizce
Kurs sürecinde büyük bir özveri gösterdiniz. Büyük bir şefkat ile bize yardımcı
oldunuz. Benim dostum oldunuz. Bu sevginize çok teşekkür ediyorum. Bu söyleşi
için size çok teşekkür ediyorum.
[Önerilen Okumalar:
Abdullah Onay: “Annelerin
ninnilerinden spikerin okuduğu habere kadar…”,
hayvanlarinaynasinda.wordpress.com/ circassiancenter.com.tr/ sonhaber.ch; Ali
Çurey, “Adige Radyosu, 90 yılı aşkın bir zamandır Adigece yayın yapıyor!”, circassiancenter.com,
11. XII. 2019; A. Cengiz Büker: “Roman, edebiyatın en ileri dalıdır!”,
sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr, 25. VI. 2024; Balkar Selçuk: “Dil insanın
evidir…”, circassiancenter.com.tr, 24. XI. 2018; Esat Korkmaz: “Hepimiz
biliyoruz ki küresel kültür bir vaatten çok, bir tehdit artık!”, sonhaber.ch/
circassiancenter.com.tr, 19. IV. 2022; Güngör Şenkal: “… korkuyla sessiz
kalanın korkusu kayboldu …”, sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr, 20. XII.
2020; Güngör Şenkal: "Her dil kendi konuşurlarının ihtiyaçlarını
karşılayacak kadar gelişkindir", sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr, 19.
II. 2025; Hıdır Eren: "Hepinize Munzur ırmağının kıyısından selâmlar”,
sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr, 11. VI. 2019; İbrahim Seven: “Süryaniler
çok eski zamandan beri yerleşik bir toplum!”, circassiancenter.com.tr/
sonhaber.ch, 4. XII. 2018; İbrahim Sediyani: “Erdemliler bağnazlardan daha
cesur olmadığı müddetçe dünyada fanatizm, kör boğazlaşma, ifsad ve savaşlar
bitmeyecektir!”, sonhaber.ch/ sediyani.com, 15. V. 2020; Kuban Seauhmann,
“Sovyet Devrimi olmasaydı, dünya üzerinde Adigece diye bir dil kalmazdı”,
circassiancenter.com/ sonhaber.ch, 12. II. 2020; Meryem Nazlı: “Herkes hayatta
her zaman direngen olsun!”, sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr, 3. XII. 2018;
Mesut Kara: “Sinema hayattır, hayatı güzelleştirme, dönüştürme araçlarıdır!”,
sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr, 4. IV. 2022; Murat Özden,"Ali İhsan
Aksamaz: Asimilasyon siyasî bir tercihti. Karşı duruş da politik tavır almayı
gerektirir!/ Ben Etnik Partilere Karşıyım!”, 11. VII. 2015/ sonhaber.ch/
circassiancenter.com.tr; (Murat Özden,"Çerkes Siyasallaşmanın
Öncüleri", Apra Yayıncılık, İstanbul, 2018); Murat Özden: “Asimilasyonu
Mısır’daki Sağır Sultan da biliyor!”, sonhaber.ch/
circassiancenter.com.tr, 20. XII. 2021; Murat
Özden: “Maksıme içeriği nedeniyle yüksek bir enerji içeceğidir!”, sonhaber.ch/
circassiancenter.com.tr, 10. VI. 2022; Münevver Mine Bağ: “İnsanlar, ruhsal bir
varlık olarak teknoloji ve yapay zekânın çok gerisinde kaldılar!”, sonhaber.ch/
circassiancenter.com.tr, 20. X. 2024; Özhan Öztürk: “Akademisyenler için de
faydalı kitaplar ortaya çıkardım!”, sonhaber.ch, 09. III. 2020; Sadık Müfit Bilge :“Yeryüzündekilere
merhamet etmeyenlere, Allah da merhamet etmez”, circassiancenter.com , 07. VIII
.2019; Veli Aydın: “Komünist Düşünce; Kurtuluş Yolunu Aydınlatıyor ve Çözüm
Yollarını Gösteriyor!”, circassiancenter.com/ sonhaber.ch, 9. IX. 2019; Yalçın
Karadaş: “Ezberleri Bozmamız Gerekiyor!”, circassiancenter.com.tr, 19. XII.
2018; Yalçın Karadaş: “Gerçekler, saptırılarak, yok sayılarak yok olmaz!”,
sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr/ gurcuhaber.com, 12. I. 2022; Yasin Aslan:
"Bilgi kuvvettir... Bakmak farklı şeydir, görmek başka!”, circassiancenter.com.tr,
27. VIII. 2019]
https://www.circassiancenter.com/tr/herkes-hayatta-her-zaman-direngen-olsun/
https://sonhaber.ch/herkes-hayatta-her-zaman-direngen-olsun/




